Gündem

Quincy Jones: Müzik Dehası 91 Yaşında Hayatını Kaybetti

Sadece “Q” olarak tanınan Quincy Jones, Count Basie’den Frank Sinatra’ya kadar geniş bir sanatçı yelpazesiyle yaptığı etkili çalışmalarla Amerikan müziğine derin bir etki bıraktı. Michael Jackson ile olan işbirliği ise pop müziğini köklü bir şekilde dönüştürmüştür.

Quincy Jones, 3 Kasım 2023 tarihinde, 91 yaşında hayata veda etti. 65 yıl süren müzik kariyeri boyunca trompetçi, grup lideri, aranjör, besteci ve prodüktör olarak kendini gösterdi. Bu süreçte, 28 Grammy Ödülü kazanarak müzik dünyasında önemli bir yer edindi.

Bir stüdyo işkolikliği sergileyen Jones, sanatçıların hassas egolarını yönetmede uzmanlık geliştirmişti. Caz devlerinden Miles Davis’in kayıtlarını yeniden şekillendirmiş, Frank Sinatra’ya prodüktörlük yapmıştır. 1985’te, Etiyopya’daki açlıkla mücadeleye yardım amaçlı “We Are the World” şarkısını birçok ünlü sanatçının bir araya gelmesiyle hayata geçirdi.

Jones ayrıca birçok film müziğine de imza atmış ve The Colour Purple filminin ortak yapımcılığını üstlenmiştir. 1990’lı yıllarda Will Smith’in kariyerini başlatan popüler dizi The Fresh Prince of Bel-Air‘in yapımında da görev almıştır.

Jones’un arkadaş çevresi de 20. yüzyılın en tanınmış isimlerinden oluşuyordu; Pablo Picasso’yla yemek yedi, Nelson Mandela’nın 90. doğum gününü kutladı ve bir süre depressedan çıkma çabası içinde Marlon Brando’nun Güney Pasifik’teki adasında inzivaya çekildi.

U2’nun solisti Bono, bir zamanlar Jones için “tanıştığım en havalı insan” ifadesini kullanmıştır. Quincy Jones’un en etkileyici başarıları, Michael Jackson ile birlikte çalıştıkları dönemden gelmiştir. Jones, 1979’da Off the Wall, 1982’de Thriller ve 1987’de Bad albümlerinin prodüktörlüğünü üstlenmiştir.

Thriller albümü dünya çapında 70 milyondan fazla satmış ve albümdeki dokuz parçadan altısı, Billboard 100 listesinde ilk 10’a girmiştir. Quincy Jones, 14 Mart 1933’te Chicago’da doğmuştu ve genç yaşta müziğe ilgi duymaya başlamıştı. Annesi akıl hastanesine yatırıldığında, babası Washington eyaletinin Bremerton şehrine taşınmıştır. Bu süreçte, genç Quincy ufak tefek suçlar işlemeye başlamıştır.

Jones, çocukluğunda bir topluluk merkezinde keşfettiği piyano sayesinde müziğe olan ilgisini geliştirmiştir. 13 yaşında trompet çalmaya başlamış ve gece kulüplerinde caz, pop ve R&B müzikleri icra etmiştir. 14 yaşında tanıştığı Ray Charles, ona aranjörlük ve bestecilik konusunda rehberlik etmiştir.

Quincy Jones, Boston’daki Berklee Müzik Okulu için burs kazanmış ancak 1950’li yılların başında Lionel Hampton’ın grubu ile turneye çıkmak amacıyla bursunu geri çevirmiştir. Kendi otobiyografisinde, müziğin kendisi için bir özgürlük kaynağı olduğunu ifade etmiştir. 1950’lerin sonlarında bebop cazın öncüsü Dizzy Gillespie’nin kurduğu bir grupla dünya turnelerine çıkmıştır.

1960’ların başında büyük borçlar altındayken, New York’taki Mercury Records’da çalışmaya başlamıştır ve bu şirketin ilk siyah yöneticilerinden biri olmuştur. Bu dönemde cazdan pop müziğine geçerek It’s My Party gibi hitler üretmiştir. Müziği nedeniyle caz camiasından eleştiriler almış olsa da, başarısına odaklanmaya devam etmiştir.

Jones, filmi müzi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu