John Pilger’in Mirası ve Dikkat Çeken Vasiyeti

Avustralya doğumlu ünlü gazeteci ve belgesel yapımcısı John Pilger, 84 yaşında İngiltere’de yaşamını yitirdi. Kariyeri boyunca 60’tan fazla belgesel çeken Pilger’in İngiltere’deki net mirası, 3.371.322 sterlin (yaklaşık 150 milyon TL) olarak kaydedildi. Bu büyük miras, uzun yıllar birlikte olduğu gazeteci Jane Hill ve oğlu Sam arasında paylaştırıldı. Ancak Pilger’in dev mirasından daha çok dikkat çeken husus, vasiyetinin son sayfasında oğlu Sam’a yönelik yazdığı bir talep oldu.
Pilger, ardında bıraktığı vasiyetinde oğluna yönelik olarak “Kimsenin e-postalarımı okuyamaması için kişisel bilgisayarımın ve sabit diskimin yok edilmesini istiyorum” şeklinde bir talep etti. Bu isteğin arkasındaki neden ise belirtilmedi. John Pilger, sıkça sert eleştirilerde bulunduğu ABD’nin politikaları nedeniyle anti-Amerikan olmak ve otoriter rejimleri desteklemekle suçlanıyordu. Özellikle 2007 yılında Hugo Chavez ile gerçekleştirdiği röportaj, sol görüşlü New Statesman dergisi tarafından “yüz kızartıcı yalakalık örneği” olarak nitelendirilmişti. Ayrıca, 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı ilhakından sonra The Guardian’da kaleme aldığı yazıda “21. yüzyıl Avrupa’sında faşizme karşı çıkan tek lider Putin” ifadelerini kullanarak gündem olmuştu.
ŞARKILAR EŞLİĞİNDE EĞLENCELİ BİR VEDA
John Pilger, yaşamının son dönemlerinde dini bir cenaze töreni istemediğini belirtti. Bunun yerine, cenaze sırasında “Blues Brothers” filminden en hareketli şarkıların çalınmasını talep etti. Bunun yanı sıra, Sam Cooke’un “A Change is Gonna Come” ve Glenn Skuthorpe’un “No More Whispering” gibi şarkıların da tören esnasında dinlenmesini istedi. Bu isteğiyle, bir yandan kişisel tercihlerini yansıtırken diğer yandan hayatına, kariyerine ve inançlarına dair bir göndermede bulundu. Pilger’in cenaze töreninin, onun karizmatik kişiliğini ve kariyerini yansıtan bir veda olması planlandı.