Güney Kore’de Sıkıyönetim: Protestolar Patlak Verdi!

Güney Kore’deki siyasi gerginlikler, devlet başkanı Yoon Suk Yeol’un sıkıyönetim ilan etmesinin ardından büyük bir ivme kazandı. Yoon, bu kararı Kuzey Kore’nin artan komünist tehdidine karşı ülkeyi koruma amacıyla aldığını belirtti. Gece saatlerinde yapılan sürpriz televizyon yayınıyla sıkıyönetim ilan edilmesi, halk arasında ciddi tepkilere yol açtı.
Sıkıyönetim ilanı, hükümetin siyasi süreçleri askıya almasına ve Yoon’un devlet başkanı olarak olağanüstü yetkilere sahip olmasına yol açarken, bu durum ülke genelinde huzursuzluğa neden oldu. Yeni atanan sıkıyönetim komutanlığı, tüm siyasi faaliyetleri yasaklamış durumda. Bu yasaklamanın yanı sıra, bir süredir grevde bulunan stajyer doktorlar da zorla işlerinin başına döndürülmeye çalışıldı.
Ayrıca, belirtilen gelişmeler ışığında, meclis binasının önünde toplanan kalabalıklar “Sıkıyönetime hayır” sloganları atarak rakiplerini desteklediklerini gösterdiler. Hem Yoon’un mensubu olduğu Halkın Gücü Partisi hem de muhalefetteki Demokrat Parti, sıkıyönetim uygulamasına karşı olduklarını ifade etti. Meclis, sıkıyönetimi veto eden bir karar oylaması yaptı, bu da hükümetin içindeki bölünmeleri gün yüzüne çıkardı.
Meclis önünde olduğu gibi, burada protestocular ile polis arasında gergin anlar ve çatışmalar yaşandı. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt M. Campbell bu durumu “büyük endişeyle” izlediklerini belirtti ve siyasi anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözüleceği umudunu ifade etti.
Yoon Suk Yeol kimdir?
Yoon Suk Yeol, Mart 2022’de Güney Kore’deki seçimlerde iktidara gelmiştir. Görevde olduğu süre boyunca, daha önceki Cumhurbaşkanı Park Geu-hye’nin yolsuzluk skandalını araştırarak büyük bir popülarite kazanmıştır. Yoon, seçim kampanyası boyunca sık sık polemik yaratan açıklamalar yaptığı için eski ABD başkanı Donald Trump’a benzetilmiştir. Bu benzerlik, 1980 yılında yapılan bir gösteride eski başkan Chun Doo-hwan’ı “iyi bir siyasetçi” olarak nitelendirmesiyle daha da belirginleşmiştir.
Güney Kore, kadın hakları alanında düşük performansa sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Yoon, Cinsiyet Eşitliği ve Aile Bakanlığı’nı kaldırma vaadinde bulunmuş ve ülkedeki düşük doğum oranlarının nedenini yükselen feminist hareket olarak tanımlamıştır. Seçim kampanyası sırasında Kuzey Kore’nin potansiyel saldırılarına karşı yeni teknolojiler geliştirmeyi planladığını açıklamıştır. Ayrıca, Kim Jong-un’un yönetimi altındaki Kuzey Kore’ye uygulanan yaptırımları destekleme sözü vermiştir.
Yoon’un politikaları buna ek olarak, Çin‘e karşı daha sert bir tutum geliştirmek üzerine de şekillenmiştir. ABD’nin yanı sıra, Avustralya, Hindistan ve Japonya arasında gerçekleştirilen Quad adıyla bilinen Dörtlü Güvenlik Diyaloğu sürecine dahil olmayı ve Çin’in bölgedeki etkisini dengelemeyi hedeflemiştir. Tüm bu gelişmeler, Güney Kore’nin politik ortamında büyük bir dönüşümün habercisi durumundadır.