Yenidoğan Çetesi Davası’nda Tanzim Edilen Suçlamalar

26’sı tutuklu 47 sanıklı Yenidoğan Çetesi davasının 2. duruşması, Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Duruşma, adliyedeki konferans salonunda gerçekleştiriliyor ve bir kısım tutuklu sanıklar ile tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya katılmış durumda. Bu davada, çetenin kurucusu ve lideri olarak yargılanan sanıklar arasında iddialar ve savunmalar peş peşe geliyor.
Duruşmada söz alan çete lideri Fırat Sarı, kamuoyunda kendilerine karşı yürütülen olumsuz algıya dikkat çekti. Sarı, “Ben samimiyetle her şeyi burada anlattım. Bu salonda kimse bir bebek katili ve örgüt görmedi; ancak bu salondan çıktığımızda kamuoyunda gerçek dışı haberler yapılıyor. Eğer bu dosya sürecekse, Sağlık Bakanlığı avukatları da savunma versin. Bebek ölümlerine baksınlar, karşılaştırma yapsınlar. Ben eminim ki biz tutuklandıktan sonra ölümler artmıştır” şeklinde konuştu.
Tahliye Talebi
Duruşmada sanıklardan Hüseyin Günerhan da yer aldı. 9 aydır tutuklu kaldığını belirten Günerhan, “Üzerime atılı suçtan delil bulunmuyor, kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırmakla suçlanıyorum ama hesabıma gelen para yok. Şüpheden sanık faydalanır diyorlar, şüphe var, biz faydalanamıyoruz. Adalet neden bu kadar yavaş ilerliyor? Tahliyemi talep ediyorum. Bizim buradan sonra bir hayatımız olmayacak. Bebek ölümlerinden bahsediliyor; ancak açlıktan bebek öldü dendi. Adli tıp raporu değil, insanların dedikoduları dinleniyor. Üzerime atılı suçların hiçbiri kanıta dayalı değildir, tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Örgüt Suçlamasını Reddi
Duruşmada savunma yapan bir diğer sanık İlker Gönen, örgüt lideri olduğu iddialarını reddetti. Gönen, duruşmada şu açıklamalarda bulundu: “Dursun Eryılmaz, iş için Fırat Sarı’yla görüşmüş, diğerleri de birbirleri ile iş için ya da farklı sebeplerle görüşmüş, ben burada bulunan kimseyle hiçbir şekilde görüşmedim. Bir işletme, hastane, ilaç ya da diğer suç unsuru olan şeyler için burada bulunan kimseyle görüşmedim. Hiçbiri ile sürekli bir iletişimim bulunmuyor. Bu bizim örgüt olmadığımızın en büyük göstergesi. Organize bir şekilde bir araya gelip plan yapmadık. Allah Bakırköy savcımızdan razı olsun, iyi ki Karakoç bebekten otopsi raporu istemiş de biz rahatladık. Otopsi raporunda bizim savunmamızda dediği gibi öldüğü ortaya çıktı.” dedi.
Bu duruşmada gündeme gelen iddialar ve sanıkların savunmaları, toplumda dikkatle takip ediliyor. Dava süreci, sağlık ve adalet sisteminin nasıl işlediğine dair önemli tartışmalara neden olmakta, aynı zamanda medyada konu olan “bebek ölümleri” olgusu çeşitli yorumlara açık bir hale gelmektedir.
Kaynak: ANKA