Tiflis’te Protestolar: Polis Müdahalesi Artıyor

Tiflis’teki protestolar, 5. gününe girdiğinde, Gürcistan polisi, Avrupa Birliği (AB) yanlısı protestoculara yönelik müdahalelerini artırdı. Bu protestolar, Gürcistan hükümetinin Avrupa Birliği’ne katılım müzakerelerini askıya alma kararını takiben düzenlendi. Şimdiye kadar toplam 224 kişi, idari suçlamalarla gözaltına alınırken, bunlardan üçü tutuklandı.
Gürcistan İçişleri Bakanlığı, protesto gösterleri sırasında 113 polisin yaralandığını açıkladı ve bu yaralılardan üç tanesinin hastaneye kaldırıldığını bildirdi. Protestoların tırmanmasına neden olan durum ise, 26 Ekim 2023’te yapılan parlamento seçimlerinin sonuçlarıydı. Bu seçim, ülkenin AB’ye katılım hedefi açısından son derece kritik bir öneme sahipti. Seçim sonuçları, Rusya yanlısı iktidar partisi Gürcü Rüyası’nın zaferiyle sonuçlandı.
Gürcistan’ın mevcut Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, muhalefet ile birlikte iktidardaki Gürcü Rüyası partisinin, Kremlin’in desteğiyle seçimleri manipüle ettiğini öne sürdü. Zurabişvili, seçim sonuçlarını tanımadığını belirtirken, görev süresi bu ay sona ermesine rağmen yeni bir seçim talep ederek koltuğunda kalmaya çalışacağını ifade etti.
Sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yapan Zurabişvili, gözaltına alınan birçok protestocunun ağır yaralandığı ve gözaltında şiddete maruz kaldığını vurguladı. Bunun yanı sıra, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB dış politika sorumlusu Kaja Kallas ile görüşerek, protestoculara yönelik uygulanan polis şiddetini kınadı. Kallas ise, “Hükümetin eylemleri halkın iradesine aykırıdır” diyerek hükümeti eleştirdi.
Avrupa Parlamentosu, Ekim seçimlerini özgür ve adil olarak değerlendirmediğini belirterek, Gürcistan’a aday ülke statüsü verirken, demokratik reformların eksikliği nedeniyle müzakereleri askıya aldı ve mali desteği de kesti. AB yetkilileri, Gürcistan hükümetinin barışçıl protestolara ve ifade özgürlüğüne saygı göstermesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Başbakan İrakli Kobakhidze, hükümeti ve güvenlik güçlerini destekleyerek muhalefeti ve protestocuları şiddet yanlısı gruplar olarak tanımladı. Kobakhidze, “yasaların sıkı bir şekilde uygulanacağını” açıkladı ve AB’ye entegrasyon hedefine bağlı olduklarını ancak kendilerine yöneltilen “bu rezil şantajı” reddettiklerini belirtti.
Sonuç olarak, Gürcistan’daki siyasi durum, protestolar ve hükümetin bu protestolara karşı sergilediği tutum, ülkenin AB ile olan ilişkileri açısından kritik bir aşamada bulunuyor. Protestocuların talepleri, hükümetin demokratik reformları gerçekleştirmesi ve ifade özgürlüğüne saygı göstermesi gerektiği yönünde yoğunlaşıyor. Tiflis’te devam eden bu gerginlik, hem iç politikada hem de uluslararası ilişkilerde önemli etkiler yaratma potansiyeline sahip.