Dünya

İran’da İdam Sayısı Rekora Ulaşıyor!

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi (OHCHR) tarafından yapılan son açıklamalara göre, idam cezasının uygulandığı davaların büyük çoğunluğunun uyuşturucu ile ilgili suçlarla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Ancak, bu idamlar arasında siyasi muhalifler ve 2022 yılında 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin gözaltında öldürülmesi üzerine yaşanan kitlesel protestolarla bağlantılı kişilerin de bulunduğu vurgulanıyor. Bu durum, İran’daki insan hakları ihlalleri konusundaki rahatsız edici durumu daha da derinleştiriyor.

“İDAMLARI DURDURMANIN TAM ZAMANI”

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, gazetecilere verdiği demeçte, İran’da idam cezasına maruz kalanların sayısındaki artışın son derece kaygı verici olduğunu belirtti. Türk, bu artışı durdurmak için şimdi tam zamanının geldiğini vurguladı ve uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesi gerektiğine dikkat çekti.

2015’TEN BU YANA EN YÜKSEK RAKAM

OHCHR’nin raporuna göre, geçen yıl İran’da en az 901 kişinin idam cezasına çarptırıldığı bildiriliyor. 2023 yılında ise bu rakamın 853 olduğu kaydedildi. Bu veriler, İran’da 2015 yılında 972 kişinin idam edildiği dönemi en son tekrar eden yüksek oran olarak dikkat çekiyor. Dolayısıyla, idam cezası uygulamalarında kaydedilen bu artış, İran’daki insan hakları ihlalleri açısından ciddi bir endişe kaynağı haline gelmiş durumda. Bununla birlikte, İran’ın Cenevre’deki diplomatik misyonu, BM tarafından yapılan bu açıklamalara henüz bir yanıt vermiş değil.

2018 yılına gelindiğinde, İran’da yaşanan politik kargaşaların bir sonucu olarak kitlesel protestolar gerçekleşmişti. Bu protestolar, İran hükümetinin “zorunlu kıyafet kurallarına uymadığı” iddiasıyla gözaltına alınan genç kadın Mahsa Amini’nin ölümünün ardından patlak verdi. Amini’nin ölümü, İran toplumunda büyük tepki yaratmış ve insan hakları ihlallerini gündeme taşımıştır.

OHCHR Sözcüsü Liz Throssell, Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında, 2024 yılında en az 31 kadının idam edildiğini açıkladı. Bu rakam, son 15 yılın en yüksek idam sayısı olarak kaydediliyor. Throssell, bu davaların çoğunluğunun cinayet suçlamaları içerdiğini ifade ederken, idama mahkum edilen kadınların önemli bir kısmının aile içi şiddet, çocuk yaşta evlilik ya da zorla evlendirme mağduru olduklarını belirtti. Öyle ki, bu kadınlardan birinin, kocasının kendi kızına tecavüz etmesini önlemek amacıyla kocasını öldürdüğü bilgisi de aktarıldı.

İran’da Temmuz 2024’te Cumhurbaşkanı olarak seçilen Mesud Pezeşkiyan, seçimi sırasında kadınların ve azınlıkların haklarını koruyacağına dair çeşitli vaatlerde bulunmuştu. Ancak, gözlemlenen bu yüksek idam rakamları ve insan hakları ihlalleri, hükümetin bu konudaki vaatlerini sorgulanır hale getiriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu