Gündem

Belediyelere Kayyım Ataması: Güler’den Açıklama!

Türkiye’de son dönemde yaşanan siyasi gelişmeler arasında CHP’li Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyımın getirdiği tartışmalar hala gündemdeyken, İçişleri Bakanlığı’nın bazı belediyelere kayyım atanmasına ilişkin kararları dikkat çekiyor. Bu bağlamda, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Batman Belediyesi ile Halfeti Belediyesi’ne kayyım atandığı açıklandı. Bu durum, ülke genelinde kamuoyunun gündemine oturdu ve özellikle muhalefet partilerinin tepkilerini topladı.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, yaptığı açıklamalarda kayyım atanmasını ‘geçici görevlendirme’ olarak nitelendirerek, hukuki çerçevenin dışına çıkılmadığını vurguladı. Güler, açıklamasında, “Anayasamızın 127. maddesi kapsamı içerisinde geçici bir süreyle yerine bir görevlendirme yapıldı. Sizler ‘kayyum’ diyorsunuz ama hukuki tarifi böyle demiyor. Belediye başkanlıkları hiç kimsenin suç işleyeceği alanlar değil. Yasal düzlemde uygulamalar devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Güler’in açıklamasında, Türkiye’nin bir anayasal hukuk devleti olduğu hatırlatıldı ve anayasının 127. maddesinin uygulandığına dikkat çekildi. Bu bağlamda, Mardin, Batman ve Halfeti belediye başkanlarının terörle mücadele soruşturmalarına tabi olduğu ve bunun neticesinde geçici bir görevlendirme yapıldığı belirtildi. Özellikle, Mardin belediye başkanına 10 yıl, Batman belediye başkanına 6 yıl ve Halfeti belediye başkanına da 6 yıl ve üzeri ceza verildiği bildirildi. Bu durumların istinaf sürecine tabi olduğu, dolayısıyla kararların kesinleşmeden önce farklı sonuçlar ortaya çıkabileceği ifade edildi.

‘İstinaf sürecinde burada kesinleşebilir veya beraat edebilir’

Güler, ayrıca geçmişte de benzer uygulamaların olduğunu ve belediye başkanlıklarının suç işleme özgürlüğü alanı olmadığını vurgulayarak, “Gerekli istinaf sürecinde burada kesinleşebilir veya beraat edebilir. Geçmiş dönemde de bu uygulamalar vardı. Belediye başkanlıkları kimsenin suç işleyeceği özgürlük alanı değil. Soruşturmaya tabi durum ise gerekli uygulama yapılacaktır.” dedi.

Abdullah Güler’in bu açıklamaları, Türkiye’deki yerel yönetimlerin durumu ve iktidar-muhalefet ilişkileri açısından oldukça önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Kayyım atamaları ve bunların hukuki çerçevesi üzerine yapılan tartışmalar, yerel demokrasinin nasıl şekillendiği ve merkezi yönetimin yerel yönetimlere olan etkisini gözler önüne seriyor. Bu durum, Türk siyasi hayatının dinamiklerini ve bu dinamikler üzerinde etkili olan faktörleri de sorgulama gereği doğuruyor.

Sonuç olarak, Türkiye’de kayyım atamaları ve bu atamaların arka planında yatan hukuki ve siyasi nitelikler, kamuoyunun dikkatini çekerken, söz konusu uygulamaların nasıl şekilleneceği ve bu uygulamaların sonuçlarının neler olacağı merakla bekleniyor. Bu çerçevede, halkın taleplerinin, yerel yönetimlerin bağımsızlığının korunması ve demokratik süreçlerin sağlıklı işlemesi açısından büyük bir öneme sahip olduğu sonucunu çıkarmak mümkün görünüyor.

Editör: Haber Merkezi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu