Siyaset

Halkların Demokratik Kongresi’nde Acil Çözüm Çağrısı

Demokratik Emek Partisi (DEM) Eş Genel Başkanları olan Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, 3 Kasım 2024 tarihinde Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) İstanbul’da düzenlediği 13. Genel Kurulu’na katıldı. Bu toplantıda konuşma yapan Bakırhan, HDK’nın sadece kendisinin değil, birçok insanın hayatında önemli değişimler yarattığını belirtti. HDK’nın, toplumda yok sayılan bireyleri örgütleyerek, onları özne olarak öne çıkardığını ifade etti.

Bakırhan, konuşmasında güncel konulara da değindi ve Orta Doğu’nun emperyalist kapitalist kriz açısından ciddi bir merkez olduğunu vurguladı. Sistemin sürekli doymak bilmeden sömürüye devam ettiğini, bu durumun gereği olarak savaş ve şiddetle kendini ayakta tutmaya çalıştığını belirtti. Orta Doğu’nun mevcut durumu hakkında herkes gibi merak içinde olduklarını ifade ederken, bu şartların hem fırsatları hem de riskleri barındırdığını öne sürdü. Ona göre, HDK’nın bu bağlamda bir duruş geliştirmesi büyük önem taşıyor.

“EN BAŞTA KÜRT MESELESİ ÇÖZÜLMELİ”

Tuncer Bakırhan, Türkiye’nin bu karışıklıklara kapılmamak için toplumsal barış sağlaması gerektiğini ve Kürt meselesinin diyalog ve müzakere yoluyla, demokratik yöntemlerle çözülmesi gerektiğini vurguladı. Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasının ve onun görüşlerinin Türkiye halklarıyla buluşturulmasının önemine dikkat çekti. Egemenlerin ve yöneticilerin durumu kendilerine göre yorumladığını gözlemlediklerini söyleyen Bakırhan, mevcut tartışmaların halklara fayda sağlayacak mı yoksa güçlendirilmiş bir tasfiye süreci mi başlatacağını izlemeleri gerektiğini belirtti. HDK’nın bu süreçte duyarlı ve örgütlü bir duruş sergilemesinin şart olduğunu ifade etti.

“YENİ BİR SÜREÇTEN SÖZ EDİYORUZ”

Bakırhan, Türkiye’nin kritik bir süreçten geçtiğini dile getirerek, yeni bir süreç başlangıcının izlenmekte olduğunu söyledi. Süreçlerin taraflar arasında yürütülmesi gerektiğini belirtti. Tek taraflı yorumlarla yürütülen bir sürecin etkili olamayacağını, bu nedenle tartışmaların her yönüyle ve paydaşlarının görüşleriyle yürütülmesi gerektiğini açıkladı. Ancak günümüz Türkiye’sinde tartışmaların ‘Türk tipi’ olarak yürütüldüğünü belirten Bakırhan, bu durumun ne kadar sağlıklı olduğu konusunda kaygılarını dile getirdi.

“TEK TARAFLI KONUŞMAK SÜREÇLERİ ENGELLİYOR”

Bakırhan, başta Kürt meselesi olmak üzere önemli meselelerin diyalog ve müzakere ile çözülmesini istediklerini belirtti. Ancak mevcut tartışmaların gerçekten bir sürece dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda belirsizlik olduğunu ifade etti. Hükümetlerin, hak mücadelesi yürüten gruplarla doğrudan bir diyalog kurmadığını ve bu nedenle sürecin tek taraflı konuşarak yürütüldüğünü sözlerine ekledi. Nihayetinde, sürecin taraflarının bu tartışmalarda yer almasının ve görüşlerini ifade etmesinin çok önemli olduğunu yineledi.

“DİLİN DEĞİŞMESİ GEREKİYOR”

Bakırhan, tartışma dilinin daha kapsayıcı ve saygılı bir hale gelmesi gerektiğine vurgu yaptı. Aksi takdirde bu tartışmaların bir süreç olmadan dondurulup kalabileceğini ifade ederek, daha olgun bir yaklaşımın gerekliliğini belirtti.

“ÇELİK İLE KAVUN, KAVUN İLE ÇELİK OLMAZ”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu