Site icon Omedyam

Ofer Kampı’ndaki İşkence İddiaları Şok Ediyor!

Rami, Ofer Cezaevi’nde yaşadığı dehşet verici deneyimleri bir cümlede özetleyerek, “Ağır işkence gördüm,” ifadesini kullandı. Rami, siyasi tutuklular olarak maruz kaldıkları durumu belirterek, “Şafaktan gece yarısına kadar ellerimiz bağlı halde diz çökmeye zorlandık. Gardiyanlar, her fırsatta bizi dövdü. Her iki günde bir elektrik verilerek işkence yapıldı,” sözleriyle yaşadıklarını detaylandırdı.

Rami, benzer muamelelerin Ofer Cezaevi’ndeki tüm tutuklular için olağan hale geldiğini vurguladı. “Ofer’deki tutuklular işkence gördü, dövüldü ve sürekli olarak aşağılandı. Günde sadece bir kez yemek alabildik,” diyerek bu sürecin ne kadar zorlayıcı olduğunu ifade etti.

Bir başka mahkum, gardiyanların keyfi olarak şiddet uyguladığını bildirdi. “Her koridordan geçerken yere yüzüstü uzanmamız gerekiyor. Eğer bu kuralı uymazsak, cezalandırma olarak dövülüyoruz,” şeklinde açıklamalarda bulundu.

DARP EDİLEREK ÖLDÜRÜLDÜLER

Mart ayının sonunda, Rami, herhangi bir suçlama olmadan Gazze’ye geri gönderildi. İşkence mağduru Filistinlileri savunan avukat Nadine Abu Arafi, Sde Teiman’daki koşulların Ofer’dekilere benzer olduğunu, bazı durumlarda birebir aynı kalitede olduğunu ifade etti. Tutukluların 24 saat boyunca kelepçeli kaldıklarını ve haftada sadece bir gün kısa süreli duş izni verildiğini aktardı.

Tutuklular, yemek yerken, uyurken ve tuvalete giderken bile kelepçeli tutulduklarını belirttiler. Gardiyanlar tarafından düzenli olarak dövülme olaylarının yaşandığını ve bazı sert dayakların ölümle sonuçlandığını ifade ettiler.

Rafik adındaki bir tutuklu, “Birlikte gözaltında olduğumuz genç bir adam, darp edilerek öldürüldü. Başına vurulmasının ardından kısa bir süre içinde hayatını kaybetti. Gözaltında 43 kilo verdim,” şeklinde ürkütücü anılarını paylaştı. Rafik, serbest bırakıldıktan sonra ellerinin felç olduğunu ve ağır psikiyatrik ilaçlar kullanmaya başladığını da ekledi.

1.772 KİŞİ O TESİSLERDE

Mayıs ayında, Sde Teiman’da yaşanan insan hakları ihlallerinin ortaya çıkmasının ardından, beş İsrailli insan hakları örgütü yüksek mahkemeye başvurarak gözaltı koşullarının yasaları ihlal ettiğini iddia etti. Eylül ayında, mahkeme bu koşulların yasalara uygun olmadığını ve düzeltilmesi gerektiğini bildirdi. Ancak mahkeme, Sde Teiman’ı kapatma yönünde bir emir vermedi.

Abu Arafi, “Ofer’de tutulan tutukluların tanıklıkları, devletin mahkeme kararını göz ardı ettiğini gösteriyor,” diyerek durumu eleştirdi. Gazze’den gelen tutuklular, İsrail tarafından “yasa dışı militan” olarak sınıflandırılmakta; Hamas üyesi olmayan kişiler de bu sınıflamadan etkilenmektedir. Hükümlerin verilmesi ise genellikle dakikalar alıyor.

Yargı süreci genellikle Zoom üzerinden yapılan üç dakikalık bir duruşmada gerçekleşiyor ve tutuklular, “terörizmi desteklemek” ile suçlanmakta ve gözaltı süreleri altı ay kadar uzatılmaktadır. Sadece bu yıl, 1.772 Filistinli bu tür işkence merkezlerinde tutulmuştur.

İsrail ordusundan bir yetkili, Ofer Kampı’nda tutulanların yargı sürecinin yürütüldüğünü