Yapay Zeka: Ekonominin Geleceği Davos’ta Tartışıldı

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) 2025 yılında İsviçre’nin Davos kasabasında gerçekleştirilen 55. Yıllık Toplantıları, yapay zeka ve dijital dönüşüm konularına odaklandı. Günümüzde 240 milyar dolar büyüklüğe ulaşan yapay zeka sektörünün, 2030 itibarıyla yaklaşık bir trilyon dolara kadar çıkması bekleniyor.
PwC’nin yayımladığı raporda, yapay zekanın 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolar katkı sağlaması ve yerel ekonomilerin yüzde 26 oranında büyümesine yol açacağı öngörülüyor. Yapay zekadan en fazla yararlanacak ülkeler arasında Çin ve ABD ön sırada yer alıyor. Söz konusu katkının yaklaşık yüzde 70’inin bu iki ülkede gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
Chicago Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Davos’ta yapay zeka üzerine yapılan tartışmaları ve uluslararası rekabetin son gelişmelerini AA muhabirine değerlendirdi. Akçiğit, yapay zekanın ekonomilere hızlı bir şekilde girdiğine dikkat çekerek, bu hızlı gelişimin hem heyecan hem de panik atmosferi yarattığını ifade etti.
Özellikle Çin ve Hindistan’da yapay zeka teknolojilerine dair büyük bir heyecan ve yatırım patlaması yaşandığını kaydeden Akçiğit, Hindistan’ın güçlü bir ekonomik gelişim sürecinde olduğunu vurguladı. Avrupa’nın bu hızlı değişimlere hazırlıklı olmadığını ve kendi yapısının ağırlığının farkına vardığını belirterek, “Avrupa yıllarca büyük şirketlerle ekonomisini ayakta tutmaya çalıştı. Bu yüzden, burada bir panik havası olması beni şaşırtmadı,” dedi.
Gelecek 10 Yıl Hindistan İçin Olumlu
Prof. Dr. Akçiğit, ülkelerin hızlı gelişen teknolojilere ne ölçüde hazırlıklı olduğunun, beşeri sermayenin nasıl eğitildiğiyle yakından ilişkili olduğunu ifade etti. Hindistan’ın bu alana milli ölçekte ciddi yatırımlar yapmaya başladığının altını çizen Akçiğit, diğer ülkelerin de Hindistan’ın izinden gideceğini belirtti. “Rekabetin kızışması kaçınılmaz bir gerçek. ABD Başkanı Donald Trump rekabet konusunu gündemde tutuyor. Ancak, özellikle Çin’in sağladığı sübvansiyonlarla birlikte, firmalar yerel fırsatları keşfedecek ve Amerikan şirketleriyle kafa kafaya gelecek. Davos’ta işbirliği çağrıları yapılsa da, işbirliği yapmanın iki taraflı bir dans gerektirdiği unutulmamalı,” ifadelerini kullandı.
Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Fırsatlar Var
Yapay zeka alanında geri dönüşün mümkün olmadığını ifade eden Akçiğit, “Artık yapay zekalı bir hayata evrildiğimizin” altını çizdi. Yapay zeka uygulamalarının sayısının katlanarak artacağını öngördüğünü belirtti. Türkiye dahil gelişmekte olan ülkeler için bu alanda yeni fırsatlar bulunduğuna dikkat çeken Akçiğit, bu ülkelerin doğru adımlar atması gerektiğini vurguladı.
Özellikle Türkiye’nin bulut sistemlerinin bir an önce kurulması ve internet altyapısının hızla iyileştirilmesi gerektiğine işaret eden Akçiğit, “Beşeri sermaye çok önemli. Bu sermaye olursa, firmalar ve girişimciler bunu kullanacaktır. Dışarıdan gelen firmalar, teknolojilerini Türkiye’de üretmek isteyecek ve bu durum ülkeye büyük geri dönüşler sağlayacaktır,” dedi. Ayrıca, üniversitelerin de bu süreçte büyük bir rol oynayacağına ve araştırmalar ile firmalar arasındaki bağların güçlendirilmesi gerektiğine değindi.
Akçiğit, “Üniversitelerle iş dünyası arasında bir sinerji yaratabilirsek, yeni teknolojilerin gelişimi hızlanacak ve bu durum üniversitelere de kaynak sağlayacaktır. Şu anda bütün toplantılarda yapay zeka hakkında konuşuluyor ve zaman hızla geçiyor. Teknolojiler hızla ilerliyor; bu nedenle hızlı adımlar atmamız