Ekonomi

TCMB Faiz İndirimi, Ekonomik Kriz Kapıda mı?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 21 Kasım 2023 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 50’de sabit bırakma kararı almış, ayrıca PPK metninde faiz indirimine dair güvercin mesajlar vermeye başlamıştır. Bu durum, ekonomi çevreleri tarafından dikkatle izlenmektedir; birçok ekonomist, TCMB’nin aralık 2023 itibarıyla faiz indirimine gitmesinin olası olduğunu belirtmişlerdir. Uluslararası finans kuruluşları ise, Türkiye’ye yönelik raporlarında, 2024 yılı itibarıyla başlayacak bir faiz indirim sürecinin kapıda olduğunu ve 2025 yılı sonunda politika faizinin yüzde 30 seviyesine çekilmesinin hedeflendiğini aktarmaktadır.

Ekonomist Atilla Yeşilada, TCMB’nin 2025 yılı sonunda faiz oranını yüzde 30’a indirmesi durumunda Türkiye’de ciddi bir ekonomik kriz beklentisinin hakim olacağını ifade ederek yatırımcılara dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulunmuştur. Yeşilada, bu süreçte dolara olan talebin artacağını ve dolayısıyla döviz kurlarında ciddi yükselişlerin görülebileceğini öne sürmektedir. Yeşilada’nın analizleri arasında, Dolar/TL kurunun 2025 yılının sonunda 40 lira seviyelerine ulaşacağı öngörüsü yer almaktadır. BloombergHT’nin anketine göre 21 katılımcıdan 9’u aralık ayında faiz indirimi beklemektedir. Bu durumun getirdiği baskılar sebebiyle Türk borsa endeksi düşüş göstermiştir.

Yeşilada, Türkiye’de Merkez Bankası’nın Türk lirasını kontrol altına alacağı tek senaryonun, vatandaşların döviz tevdiat hesaplarına yönelmesi değil, hangi koşula olursa olsun, bankalardan döviz çekilmesi gerektiğini savunmuştur. Bu durumun gerçekleşmesi için ciddi bir krizin yaşanması gerektiği üzerinde durmuştur. TCMB bu tür saldırılara rağmen güçlü bir Türk lirası politikası izlemeyi sürdürmeyi planlamaktadır ve siyasi iradenin TL’nin değer kaybetmesini istemediği belirtilmektedir.

Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadeledeki tek yönteminin Türk lirasını güçlü tutmak olduğu vurgusu da dikkat çekmektedir. Dolar kurunun 2024 yılında yüzde 15’in üzerinde bir anlamda prim yapmayacağı ve yatırımcıların panik yaşaması için sebep olmadığı ifade edilmektedir. Ancak TCMB’nin faizlerde beklenen indirim tehdidi karşısında, Türkiye’nin 2025 yılı sonunda politik faizinin yüzde 30’a düşmesinin mümkün olmayacağına dair ekonomik bir tablo çizilmekte ve bu noktada enflasyonun yüzde 30-35 seviyelerinde kalacağı tahmin edilmektedir.

Konuyla ilgili olarak, Merkez Bankası’nın 2024 yılının Mart ayına kadar faiz indirimine gitmemesi gerektiği, zira bu durumda Türkiye’nin yaz aylarına kadar ekonomik olarak sorun yaşamadan devam edebileceği vurgulanmaktadır. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu, en kötü ihtimalle Ocak 2024’te faizlerin düşürüleceğini düşünmekte, bunun etkilerinin şubat ayında daha net görüleceğini ifade etmektedirler. Eğer faiz indirimleri 250 baz puanlık dilimlerle gerçekleştirilir ve çekirdek enflasyon yükselirse, parasal genişlemeye ara verileceği belirtilmiştir.

Yeşilada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz politikalarıyla ilgili olarak sözlerini dikkatlice değerlendirmesi gerektiği; aksi takdirde, seçim ekonomisine girilmesi durumunda Türk lirasının değerinin ciddi şekilde düşeceği uyarısında bulunmuştur. Böyle bir durumda, TCMB’nin 500 puan kadar faiz düşürme eğilimi, ekonomik yapıda önemli bir çöküşe neden olabilecektir. Dolayısıyla, mevcut durum üzerinde, 2025 yılında bir erken seçim veya Anayasa referandumu beklentileri var ise bu durum Türkiye ekonomisinin tüm planlarını alt üst edebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu