Dünya

Kuzey-Güney Kore: Ukrayna’da Savaş Riski

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamada, Moskova’nın yaklaşık üç yıldır devam eden savaşı sırasında Rusya’da yaklaşık 10 bin Kuzey Kore askerinin eğitim aldığını belirtti. Bu durum, Ukrayna ve Güney Kore istihbaratının daha önce yayınladığı raporlarla da doğrulanmış oldu. Analistler, bu iş birliğinin Güney Kore için endişe verici olabileceğini, çünkü Kuzey Kore’nin Rusya’dan tazminat olarak nükleer teknoloji alabileceği korkusunu artırdığını ifade ediyorlar.

Bunun yanı sıra, Kuzey Kore geçen hafta, Hwasong-19 adlı yeni bir katı yakıtlı kıtalararası balistik füze denemesi gerçekleştirdi. Bu deneme, 86 dakikalık rekor bir uçuş süresi kaydedilerek dikkat çekti. Bu gelişmeler, uluslararası alanda Belarus ve Rusya’nın yanı sıra Ukrayna ile olan gerginliği de tırmandırma potansiyeline sahip.

Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, Kuzey Kore’nin Ukrayna’ya yönelik bir askeri müdahalede Rusya’nın yanında yer alması durumunda Kiev’e potansiyel silah tedarikinde bulunacağını belirtti. Yoon, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında, “Kuzey Kore, Rusya-Kuzey Kore iş birliği çerçevesinde Ukrayna savaşına özel kuvvetler gönderirse, Ukrayna’yı aşamalı olarak destekleyeceğiz. Ayrıca Kore Yarımadası’nda güvenlik için gerekli önlemleri gözden geçirip uygulayacağız” ifadesini kullandı.

GÜNEY KORE’NİN SİLAH YARDIMI POLİTİKASI

Güney Kore, geçmişte Ukrayna’ya doğrudan yalnızca insani yardımlarda bulunmuş, bunun dışında NATO ülkelerine silah tedarik ederek dolaylı bir rol üstlenmişti. Ancak, son gelişmelerle birlikte Seoul yönetimi, bu tutumunu değiştirmeye karar vererek Ukrayna’ya doğrudan silah tedarik edebileceğini açıkladı. Bu durum, Güney Kore’nin uluslararası politikalarındaki önemli bir dönüşümü işaret ediyor.

TOPLUMSAL VE HUKUKSAL GÜÇLÜKLER

Güney Kore’nin bu hamlesi, aynı zamanda barışçıl kullanımlar dışında çatışma bölgelerine ölümcül silahlar göndermeyi yasaklayan Dış Ticaret Yasası’nda değişiklik yapılmasını gerektirebilir. Uzmanlar, bu durumun toplumsal İstanbul’daki kabul görmemesi ve hükümetin mevcut politikalarına aykırı olması açısından büyük bir tartışma konusu olacağını belirtiyorlar. Güney Kore Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Son Key-young, konu ile ilgili “On yıllardır doğrudan savaşa girmeden göreceli bir istikrarı koruyabilmiş bir ülke olarak, bir savaşa girmek toplumumuzun eğilimlerine ve hükümetin politikalarına tamamen zıt” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Ayrıca, geçmişteki savaş deneyimlerinin bu kararda etkili olabileceğine dikkat çeken Key-young, “Vietnam Savaşı’na baktığımızda bile Güney Kore’nin önemli miktarda asker göndermesinin tek nedeni, ABD güçlerinin bizden ayrılmasını istemememizdi” dedi. Bu bağlamda, Güney Kore’nin alacağı yeni pozisyonun, ülkedeki iç dinamiklerle olan uyumunu sağlaması, uluslararası ilişkilerde nasıl bir etki yaratacağı ve bölgedeki güvenlik dengelerini nasıl etkileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu