Merkel’den Göç Politikasına Sert Eleştiri!

Eski Almanya Başbakanı Angela Merkel, Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) göç politikalarını sıkılaştırmayı hedefleyen önergesinin, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin desteğiyle meclisten geçmesini eleştirdi. Merkel, partisinin AfD’nin oylarına dayanarak çoğunluk sağlamasını yanlış bulduğunu belirtti.
Merkel, internet sitesinde yayımladığı açıklamada CDU Genel Başkanı Friedrich Merz’in sözlerine atıfta bulunarak, “29 Ocak 2025’te Alman Federal Meclisi’nde yapılan oylamada ilk kez AfD’nin oylarıyla çoğunluğa izin vermenin yanlış olduğuna inanıyorum,” dedi. Bu ifadeleriyle, siyasi örf ve adetlerin ihlal edilmeden, demokratik bir yol izlemesi gerektiğini vurguladı.
Önergenin AfD’nin desteğiyle geçmesinin kabul edilemeyeceğini savunan Merkel, “Bu önerge, yalnızca AfD ile değil, diğer demokratik partilerle birlikte müzakere edilerek hazırlanması gereken bir metin olmalı,” şeklinde konuştu. Almanya’nın demokratik değerlerine zarar verebilecek bu tür bir iş birliğinin tehlikelerine dikkat çekti.
KISA VADELİ MANEVRALARA KARŞI UYARDI
Almanya’da göçe karşı önlemlerin sıkılaştırılmasını kapsayan önerge, mecliste CDU/CSU ve AfD’nin desteğiyle kabul edildi. Bu önerge, Almanya’nın tüm komşu ülkelerle sınırlarında kalıcı kontrollerin uygulanmasını ve sığınmacılar da dahil olmak üzere, ülkeye giriş belgesi olmayan kişilerin sınırdan geçişlerinin yasaklanmasını öngörüyor. Ayrıca, ülkeden ayrılması gereken herkesin gözaltına alınmasını da içeriyor.
Merkel, özellikle Magdeburg ve Aschaffenburg’da yaşanan saldırılara dikkat çekerek, bu tür olayların önüne geçmek amacıyla demokratik partilerin kısa vadeli siyasi manevralardan kaçınması ve birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı. “Tüm demokratik partilerin, dürüst bir şekilde ve Avrupa hukukuna bağlı kalarak çözüm araması gerekiyor,” dedi. Bu tür bir yaklaşımın, toplumda oluşturan kutuplaşmayı azaltabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Merkel, mecliste alınan bu kararın uzun vadeli etkileri konusunda endişelerini dile getirerek, bu tür yasaların, toplumda daha büyük sorunlara yol açabileceğini belirtti. Siyasi partilerin, sadece mevcut durumu düzeltmekle yetinmemesi gerektiğini vurguladı; bunun yerine geleceği düşünerek, uzun vadeli sakıncaları göz önünde bulundurarak kararlar alması gerektiğini savundu.