“`html
19 Mart 2025 tarihinde Türkiye’de yaşanan geniş çaplı gözaltı ve tutuklama operasyonları sonrasında özellikle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve birçok başka kişinin tutuklanması üzerine başlayan protestolar büyüyerek devam ediyor. Bu olağanüstü durum hakkında İstanbul Barosu’ndan resmi bir açıklama geldi. Baro, 21 Mart 2025 tarihinden itibaren kentin çeşitli noktalarında düzenlenen protestolarda 20’si çocuk toplamda 447 kişinin gözaltına alındığını ve bu kişilerin 177’sinin tutuklandığını duyurdu.
İstanbul Barosu’nun yaptığı açıklamada, gözaltına alınanlar arasında 2019 yılında yapılan yerel seçimler sırasında “Her şey çok güzel olacak” sloganıyla tanınan 22 yaşındaki Berkay Gezgin’in de bulunduğu vurgulandı. Bu durum, Türkiye’deki toplumsal olayların ve demokratik hakların kullanımının durumunu daha da tartışılır hale getiriyor. Baro, gözaltı sürecinin ve tutuklamaların titizlikle takip edildiğini belirtti.
İstanbul Barosu’nun 21 Mart 2025 itibariyle yaptığı bilgilendirmeye göre, gözaltı süreçlerinin detayları şöyle sıralandı: 21 Mart tarihinde 67, 22 Mart tarihinde 217, 23 Mart tarihinde 105, ve 24 Mart tarihinde 58 kişi gözaltına alınmış. Toplamda 447 kişi, bu süre zarfında gözaltına alınmış; tutuklanan çocuk sayısı ise 20 olarak belirtildi.
‘Anayasa ile güvence altına alınmış hakların ihlali…’
21 Mart günü gözaltına alınan 20 kişi için adli kontrol kararı uygulanmış, 3 kişi hakkında tutuklama kararı verilmiş ve 44 kişi serbest bırakılmış. 22 ve 23 Mart tarihlerinde gözaltına alınanlardan ise 174 kişi tutuklanmış durumda. Bu süreçlerde gözaltı süreleri devam eden bireylerin ifadeleri alınmaya devam ediyor. İstanbul Barosu, 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 32. maddesi gereği verilen tutuklama kararlarının ölçüsüz olduğu ve Anayasa ile güvence altına alınmış olan toplantı ve gösteri hakkının, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlali olduğunun altını çizmektedir. Baro, ifade işlemleri tamamlandıkça gelişmeler hakkında bilgilendirme yapılacağını ifade etti.
Yaşanan bu durumlar, Türkiye’nin demokratik standartları, bireysel hakların korunması ve kamu güvenliği arasında ciddi tartışmalara yol açmakta. Baro’nun açıkladığı veriler ve dile getirdiği endişeler, toplumsal olayların yönetiminde mevcut politikaların sorgulanmasına neden olmaktadır. Bu süreçte, gözaltına alınanların hakları ve bu hakların ihlal edilip edilmediği üzerine tartışmalar sürmektedir. Baro’nun bundan sonraki açıklamaları, bu durumun gelişimine dair önemli bilgiler verebilir.
Kaynak: ANKA
“`