Avustralya’da Yanlış Sınıflandırılan Çocuklara Tazminat

2023 yılı, Avustralya’da önemli bir hukuki gelişmeye sahne oldu. Federal mahkeme, 2010-2012 yılları arasında yanlışlıkla “yetişkin” olarak sınıflandırılan ve gözaltına alınan yaklaşık 220 Endonezyalı çocuğa toplamda 27,5 milyon dolar tazminat ödenmesine karar verdi. Ancak, daha sonra yapılan incelemeler sonucunda bu sayının 440 çocuğa ulaştığı ortaya çıktı. Bu durum, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve mahkemenin verdiği kararın daha geniş çapta etkileri olabileceğini gösterdi.
Avustralya Federal Polisi, çocukların yaşlarını belirlemek için bilimsel geçerliliği sorgulanan “bilek röntgeni” yöntemini kullanmayı tercih etti. Ne yazık ki, bu yöntem bazı çocukların yalnızca 12 yaşında olduğu gerçeğini atlayarak, onların maksimum güvenlikli yetişkin hapishanelerine yerleştirilmesine sebep oldu. Avustralya yasalarına göre, bu çocukların ülkelerine geri gönderilmesi gereken durumlarda, onları hapis cezasına çarptırmak büyük bir hukuki hata oldu.
Yürütülen süreçte, federal mahkeme yanlışlıkla tutuklanan Endonezyalıları tespit etmek ve onlara tazminat dağıtılması için bir mekanizma oluşturdu. Bu sürecin başında yer alan avukat Mark Barrow, duruşmada Avustralya hükümetinin yeni kayıtlar paylaştığını ve tazminat almaya hak kazanan kişi sayısının 440‘a yükseldiğini açıkladı. Bu açıklama, mahkeme sürecinin daha da karmaşık hale gelmesine neden oldu. Yargılama sürecinin detaylandırılması, çocukların maruz kaldığı hukuksuzluğun ortaya çıkması açısından kritik bir adım olarak değerlendirildi.
Avustralya hükümeti adına savunma yapan avukat Jonathan Kirkwood SC ise, meydana gelen gecikmenin hükümet kaynaklı olmadığını vurguladı. Kirkwood, yeni bilgilerin Endonezyalı bir avukat tarafından sağlandığını belirterek, bu durumun gözaltına alınan çocuklar için adaletin sağlanması yönündeki süreci daha da karmaşıklaştırdığını ifade etti.
Bu durum, adalet sisteminin işleyişine dair önemli soruları gündeme getirdi. Çocukları koruma altına alması gereken yasaların ihlal edilmesi, hem uluslararası toplum hem de insan hakları savunucuları tarafından eleştirilere neden oldu. Günümüzde, çocukların yaşlarının belirlenmesi ve onların haklarının korunması konusuyla ilgili daha etkili ve güvenilir yöntemlerin geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, bu tür hataların önüne geçmek için yasal sistemlerin gözden geçirilmesi, duruma açıklık kazandırmak açısından önem taşıyor.