Antik Mısır’da Altın Dilli Mumyalar Keşfedildi!

Son yapılan arkeolojik kazılarda, arkeologlar bir mezar kuyusunun tabanına kadar inerek oldukça ilginç bir keşif gerçekleştirdi. Kazı sırasında, üç odalı bir salona ulaşıldı ve burada, altın dillerle süslenmiş mumyalar ile birlikte toplam 29 adet tılsım bulunmuş durumda. Bu tılsımlar, Antik Mısır kültürünün derinlerine işaret eden önemli eserler arasında yer alıyor.
Tılsımların arasında, antik Mısırlıların güneşin gökyüzündeki hareketleriyle ilişkilendirerek kullandıkları skarabe böceği şeklinde olan tılsımlar dikkat çekmekte. Bunun yanı sıra Horus, Thoth ve İsis gibi tanrıların figürleri de bu tılsımlar arasındadır. Bazı tılsımlarda ise birden fazla tanrının şekilleri bir arada resmedilmiş, bu da Antik Mısır mitolojisinin zenginliğini gözler önüne sermektedir.
Bulgular arasında yer alan altın dillerin, antik Mısır’da ölülerin öteki dünyada konuşma yetisine sahip olma inancıyla ilişkili olduğuna inanılmakta. Florida Doğa Tarihi Müzesi’nden paleobotani uzmanı Salima Ikram, bu özel uygulamanın, daha ziyade hacı elitlerine veya tapınaklarla hayvan kültleriyle bağlantılı kişilere özgü olabileceğini ifade etti. Bu durum, mezarın sosyal ve dini yapı içerisindeki önemini ortaya koymakta.
Altın dillerin yanı sıra, mezarı süsleyen etkileyici duvar resimleri de dikkat çekici bir şekilde ortaya çıkarıldı. Bu resimlerden birinde mezar sahibinin adı “Wen-Nefer” olan bir figür, Mısır tanrılarıyla birlikte tasvir edilmiştir. Bu, hem mezara sahip kişinin kimliği hakkında bilgi vermekte hem de antik Mısır inanç sistemindeki tanrıların rolü hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.
Tavan resimlerinden biri, yıldızlarla çevrili gökyüzü tanrıçası Nut’u betimlerken, başka bir duvar resmi de bir gemi üzerinde çok sayıda tanrıyı tasvir ediyor. Bu tasvirler, Antik Mısır’ın büyüleyici kozmologi ve dinî inançlarını anlamak açısından büyük bir öneme sahiptir.
İtalyan D’Annunzio Üniversitesi’nden Francesco Tiradritti, bu duvar resimlerinin canlı renkleri ve mükemmel kalitesi dikkat çekici bir şekilde öne çıktığını vurgulamıştır. Bu keşif, Antik Mısır sanatının ve ritüel pratiğinin daha derinlemesine anlaşılmasına ışık tutmakta, sanatçının yeteneklerine ve dönemin kültürel özelliklerine dair önemli bilgiler sunmaktadır.
Sonuç olarak, Oxyrhynchus’ta gerçekleştirilen bu keşif, sadece altın dillerin anlamını açığa çıkarmakla kalmayıp, aynı zamanda Ptolemaios Dönemi’ne dair mezar ritüelleri ve sanatsal geleneklerin daha iyi anlaşılmasında da önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. Arkeologlar için bu tür keşifler, geçmişle günümüz arasında bir köprü kurarak Antik Mısır’ın kültürel mirasını korumakta ve geleceğe aktarmada büyük bir rol oynamaktadır.