Enflasyona Rağmen Kredi Kartı Limitlerinde Kaos!

Son dönemlerde Türkiye’de uygulanan ekonomi politikalarına rağmen enflasyonda beklenen düşüşün gerçekleşmemesi, ekonomi yönetimini yeni ve radikal adımlar atmaya yönlendirdiği iddialarını gündeme getirmiştir. Özellikle yeni yılda kredi kartı limitleriyle ilgili yapılacak potansiyel düzenlemeler, kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Bu bağlamda, bankaların müşterilerine aylık gelirlerinin 4 katından fazla kredi kartı limiti tahsis edilemeyeceği öne sürülmüştü.
BDDK İDDİALARA YANIT VERDİ
Bu duruma ilişkin yapılan spekülasyonların ardından, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yetkilileri, CNBC-e’ye verdikleri demeçte halihazırda yürürlükte olan mevzuatın kredi kartı limitleriyle ilgili olarak aylık toplam gelirin 2 ila 4 katı oranında limit sunulmasını içerdiğini ifade etti. Bu açıklamalar, yeni bir düzenlemenin gündeme alındığına dair iddiaları yalanladı. BDDK, kredi kartı limitlerinin belirlenmesinde Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) uzmanlarının da bulunduğu bir ekibin oluşturulduğunu ve bu doğrultuda çok boyutlu bir inceleme yapılacağı bilgisini paylaştı. Ayrıca kredi kartı limitlerinin belirlenmesinde yalnızca maaşların değil, aynı zamanda pasif gelirlerin de dikkate alındığını vurguladı.
DÜZENLEME VAR AMA UYULMUYOR
Her ne kadar BDDK açıklamalarında mevcut düzenlemelere dikkat çekse de, bankaların bu düzenlemelere uymadığı gözlemlenmektedir. Örneğin, Türkiye genelinde asgari ücretle geçinen milyonlarca insan, hiçbir yan geliri olmamasına rağmen kredi kartı limitlerini 100 bin liranın üzerine çıkarabilmektedir. Yönetmelik kapsamında tüm bankalarda sahip olunabilecek toplam kredi kartı limiti, ilk yıl için maaşın 2 katı, sonraki yıllarda ise 4 katından fazla olamaması gerektiği belirtilmesine rağmen uygulamada bu kurallara yeterince riayet edilmediği anlaşılıyor.
Bu çelişkili durum, hem tüketicilerin kredi kartı kullanımı hem de bankaların kredi verme politikaları açısından önemli bir sorun oluşturmaktadır. Bankaların mevcut düzenlemelere karşı gösterdikleri direnç, kredi kartı borçlarını artıran bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tür bir tutum, ekonomik istikrarı tehlikeye atabilir ve bireylerin mali durumlarını olumsuz etkileyebilir. Tüketicilerinin gelir düzeyini göz önüne alarak limit tahsis etmek yerine daha riskli bir ticaret anlayışına yönelmiş gibi görünüyorlar.
Sonuç olarak, Türkiye’de kredi kartı limitleriyle ilgili yapılan açıklamalar ve düzenlemeler, uygulamada büyük bir tutarsızlık içerisinde devam etmektedir. Bankaların bu düzenlemelere ne derece uyacağı ve bunun ekonomik sonuçları, önümüzdeki süreçte belirleyici bir faktör haline gelebilir.