Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Osmaniye’deki partisinin il kongresinde gerçekleştirdiği konuşmada, asgari ücretin belirlenmesi konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Erbakan, asgari ücretin 35 bin TL olması gerektiğini vurgularken, “İki asgari ücret bir eve girdiği zaman yoksulluk sınırında bir gelire sahip olsunlar. Bugün Türkiye’de yoksulluk sınırı 70 bin liraya geldi. 35 bin lira asgari ücret vereceksin ki iki asgari ücret bir yoksulluk sınırı kadar bir para yapsın. Bir haneye iki asgari ücret girdiği zaman en azından o hane yoksul kalmasın.” şeklinde konuştu. Ayrıca, en düşük emekli maaşının da asgari ücret seviyesine çekilmesi gerektiğini belirtti.
Erbakan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
‘Lüksten, şatafattan birazcık ödün verin’
*”Efendim bu maaşı ödeyecek işveren ne yapsın? Orada da devlet olarak israftan, lüksten, şatafattan birazcık ödün verin. Faize verdiğiniz trilyonlardan birazcık ödün verin. İki elin parmağını geçmeyen imtiyazlı holdinglere aktardığınız trilyonlardan birazcık ödün verin ve işverene destek olun.” dedi. Erbakan, 17 bin lira olan asgari ücreti 35 bin liraya çıkarmak için aradaki 18 bin liranın yarısını yani 9 bin lirasını devletin, diğer yarısını ise işverenin ödemesi gerektiğini, “Ama olmaz, yapamazlar. Neden? Çünkü bunu yapabilmek için maya lazım, o mayada milli görüşte var.” şeklinde belirtti. Ayrıca, milli görüşçülerin bu asgari ücreti 35 bin liraya çıkartacaklarına ve en düşük emekli maaşını da asgari ücret seviyesine getireceklerine inandığını ifade etti.
Konuşmasında Türkiye ekonomisiyle ilgili de somut veriler sunan Erbakan, “2024’ün ilk 11 ayında kapanan şirket sayısı yüzde 19,7 artışla 23 bin 861’e ulaştı. Ayda ortalama 2 bin 200 şirket kapanmaktadır. Bu tablo ülke ekonomisinin vahim durumunu gözler önüne sermektedir.” dedi. Ayrıca, bu süreçte kurulan şirket sayısının yüzde 11,4 oranında azaldığını ve konkordato başvurularında ise pandemi dönemi rekorunun kırıldığını belirtti.
‘2026 ilkbaharında bir an önce sandık milletin önüne getirilmelidir’
*”Sayın Erdoğan, ‘kötü günler geride kaldı’ dese de ekonomideki manzara ortadadır. Milletimizin artık sabrı ve metaneti kalmamıştır. Milleti oyalamayın. Bu sonbaharda veya 2026 ilkbaharında bir an önce sandık milletin önüne getirilmelidir.” diyerek, seçim çağrısında bulundu. Bu sözler, Türkiye’de ekonomik koşulların zorlaştığı bir dönemde Erbakan’ın hükümete yönelik eleştirilerinin de bir yansıması oldu.