Libya’da İnsan Ticareti: 93 Ceset Bulundu!

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanan son bir rapor, Libya’da güvenlik güçlerinin yasadışı insan ticareti şebekelerine karşı gerçekleştirdiği operasyonlar neticesinde iki yeni toplu mezar ortaya çıkarıldığını ve bu mezarlardan şu ana kadar 93 cesedin çıkarıldığını belirtmektedir. Bu durum, Libya’daki göçmenlerin maruz kaldığı tehlikeleri bir kez daha gözler önüne sermektedir.
BM Siyasi İşler Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, “İnsan ticareti yapılan yerlere düzenlenen baskınların ardından ortaya çıkan rahatsız edici ve trajik toplu mezarlar, Libya’daki göçmenlerin karşı karşıya olduğu ciddi tehlikeyi gözler önüne seriyor.” şeklinde konuşmuştur. DiCarlo, Cihara ve Kufra bölgelerinde toplamda 93 cesedin çıkarıldığını ifade ederken, bu bölgelere yönelik detay vermekten kaçınmış, göçmenlere uygulanan “acımasız ve insanlık dışı muameleyi” kınamıştır.
“ACIMASIZ VE İNSANLIK DIŞI”
Libya Başsavcılığı, 10 gün önce Kufra bölgesinde düzenlenen bir operasyon sonucunda, kaçakçıların kontrol ettiği bir alanda 76 göçmenin “esir tutulduğu” bilgisine ulaşmış ve burada yapılan incelemeler neticesinde yapılan mezarda Sahra Altı Afrika ülkelerinden gelen 28 göçmenin cesedinin bulunduğunu açıklamıştır. Bu durum, ülkedeki insan ticareti ve köleliğin boyutlarını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Başsavcılık, yürütülen soruşturmalar sonucunda “Düzensiz göçmenleri kaçıran, işkence yapan ve onlara zalimce, aşağılayıcı insanlık dışı muamelede bulunan bir çetenin varlığının tespit edildiğini” belirtmiştir. Bu durum, Libya’daki insan ticareti sorununu daha da ciddi bir noktaya taşımaktadır.
Daha sonra, Uluslararası Göç Örgütü, Cihara bölgesinde 19 cesedin bulunduğu ikinci bir toplu mezarın keşfedildiğini aktarmıştır. Kufra bölgesindeki toplu mezarda ise 70 kadar ceset olabileceğine dair vurgu yapılmıştır. Bu sayılar, göçmenlerin karşı karşıya olduğu tehlikeleri ve Libya’nın düzensiz göçmenler açısından ne denli bir kriz merkezi haline geldiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Libya, 2011 yılında Albay Muammer Kaddafi’nin devrilmesinin ardından iç savaşa sürüklendi ve bu durum, ülkeyi Akdeniz üzerinden Avrupa’ya düzensiz göç yollarının merkezi haline getirerek, insan ticaretinin artmasına zemin hazırladı. Ülke, istikrarsızlık ve savaş ortamı nedeniyle, pek çok kişinin kurtuluş umuduyla yaşadığı bir yer haline gelmiştir. Bu toplantılar ve yapılan açıklamalar, uluslararası toplumun dikkatini çekmeye çalışmakta ve insan ticaretinin önlenmesi için daha etkin adımlar atılması gerektiğini vurgulamaktadır.