İdlib’de Hastanelere Rus Saldırısı: 2 Ölü!

Son günlerde, Rus savaş uçaklarının Suriye’nin İdlib bölgesinde gerçekleştirdiği hava saldırıları büyük bir yankı uyandırdı. Özellikle hastanelerin hedef alındığı bu saldırılar, sağlık hizmetlerinin hayati derecede zorlandığı bir süreçte yaşanıyor. Saldırıların sonucunda en az 2 sivil hayatını kaybetti. Hayatlarını kaybedenlerin kimlikleri henüz açıklanmamış olsa da, bu durum bölgedeki insani krizin boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Rus güçlerinin, özellikle üniversite ve devlet hastanelerini hedef alması dikkat çekici. Bu durum, hastanelerin muhalif militanların tedavi edildiği yerler olarak görüldüğü gerekçesiyle açıklanıyor. Ancak sağlık tesislerinin hedef alınması, uluslararası insani hukukun ihlali anlamına geliyor ve bu tür saldırılar, sivil halk üzerinde derin yaralar açıyor.
İdlib ve Halep bölgeleri, özellikle HTŞ (Heyet Tahrir el Şam) isimli gruba bağlı muhalif güçlerin kontrolüne geçmesinden sonra yoğun bir Rus bombardımanına maruz kalıyor. Bu bombardımanlar, sivil altyapıyı hedef alarak bölgedeki yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor. Muhalif militanların, bazı hava savunma sistemlerini ele geçirdiği biliniyor; ancak bu sistemlerin etkin bir şekilde kullanıldığına dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır.
Özellikle son hava saldırıları sonucunda, toplamda en az 25 sivilin yaşamını yitirdiği bilgisi verildi. Bu ölümler arasında 10 çocuğun da bulunduğu aktarılıyor. Sivil ölümleri, savaşın acımasız yüzünü bir kez daha ortaya koymakta ve insani krizin derinleşmesine neden olmaktadır. İdlib ve çevresindeki sağlık hizmetlerinin durumu ise her geçen gün daha kritik hale gelmektedir.
Uluslararası toplumun bu olaylara kayıtsız kalması, bölgedeki insani durumun daha da kötüleşmesine yol açabilir. İnsan hakları kuruluşları ve uluslararası ajanslar, saldırıları kınarken, sivillerin korunması için acil önlemler alınması gerektiği çağrısında bulunmaktadır. İdlib’deki hastanelerin vurulması, sağlık hizmetlerine erişimi imkansız hale getirirken, sivil halkın ortasında devam eden çatışmaların da önüne geçememektedir. Bu bağlamda, savaşın mağduru olan sivillerin korunmasına yönelik adımların ivedilikle atılması büyük bir önem taşımaktadır.