Osmaniye’de Deprem Davasında Hapis Cezaları Verildi

2023 yılının 6 Şubat tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, Türkiye’nin güney illerinde büyük yıkıma neden oldu. Bu felaketten etkilenen yerlerden biri de Osmaniye ilindeki Bilge Sitesi oldu. Söz konusu sitede meydana gelen yıkım sonucunda 105 kişi hayatını kaybetti ve 6 kişi de yaralandı. Bu trajik olay, bölgedeki inşaat güvenliği ve olası ihmaller konusunda ciddi tartışmalara yol açtı.
Karar duruşması iki gün önce yapılmıştı
8 Ocak 2023 tarihinde, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın karar duruşması gerçekleşti. Bu davada, dönemin Osmaniye Belediye Başkanı olan eski MHP’li Kadir Kara, İmar Müdürlüğü’nde görevli Sevinç Ayşe Argun ve mühendisler Ayhan Gedik ile Haluk Koç gibi isimler yargılandı. Sanıklara, “Bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 21 yıl hapis cezası verildi. Bu ceza, deprem öncesinde yapılan imar ve yapı denetimindeki olası ihmal ve hataların sonuçları açısından önemli bir anlam taşıyor.
Bilge Sitesi’nin inşaatını üstlenen müteahhitler Mustafa İpek ve Faruk Pilge ise daha az bir ceza aldı. Onlara “Taksirle ölüm ve yaralanmaya sebebiyet verme” suçundan 8 yıl hapis cezası verildi. Bu durum, yapım aşamasında gerekli önlemlerin alınmaması veya yetersiz inşaat materyali kullanılması gibi hususların sorgulanmasına neden oldu.
Bu davanın sonucuyla birlikte, Türkiye genelinde inşaat güvenliği ve yapı denetimi konularında daha fazla önlem alınması gerekliliği gündeme geldi. Uzmanlar, kamuoyunu bilgilendirmek ve benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması için yapıların denetimini sıkılaştırmanın önemini vurguluyor. Bu tür durumlarla karşılaşmamak için, yapı inşaatında profesyonel mühendis bulunmasının ve tüm yasal gerekliliklerin yerine getirilmesinin şart olduğunu belirtiyorlar.
Osmaniye’deki Bilge Sitesi davası, Türkiye’nin zorlu doğa koşullarında yaşanan risklerin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Geçmişte yaşanan benzer olaylar ve alınan ceza kararları, gelecekte yapılacak yapısal önlemler ve denetimlerin ne kadar önemli olduğuna dair bir uyarı niteliği taşıyor. Bunun yanı sıra, kamu bürokrasisinin ve yerel yönetimlerin sorumluluklarının yanı sıra, vatandaşların da güvenli yaşam alanlarının sağlanması konusunda dikkatli olmaları gerektiği bir kez daha hatırlatıldı.
Bu dava, Türkiye’deki inşaat sektörünün karşılaştığı sorunları çözmek için daha büyük ve etkili adımlar atılması gerektiğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Elde edilen ceza kararları, sadece bireylerin sorumluluğu değil, aynı zamanda bir sistemin işleyişindeki eksikliklerin de sorgulanması gerektiğinin altını çiziyor.
Kaynak: ANKA