Sullivan: İsrail’in Suriye Saldırıları Koruma Amaçlı

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmenin ardından ABD Büyükelçiliği‘nde basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu. Sullivan, İsrail ordusunun Suriye’ye düzenlediği saldırılarla kendini korumaya çalıştığını belirtti ve bu saldırıların arka planına yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Sullivan, Orta Doğu’daki güç dengesinin önemli ölçüde değiştiğini, bu süreçte İsrail’in güçlendiğini ve İran’ın zayıfladığını ifade etti. Bu gelişmelerin ışığında, İsrail ile Hamas arasında esir takasında anlaşma sağlanmasının ve Gazze‘de bir ateşkesin gerekliliğine de dikkat çekti. Sullivan, “Bu işi tamamlama ve tüm rehinlerin eve getirilmesinin zamanı geldi” ifadelerine yer vererek, durumun ne kadar acil olduğunu vurguladı.
Netanyahu’nun esir takası ve Gazze’de ateşkes için ABD‘nin 47’nci Başkanı olarak göreve gelecek olan Donald Trump‘ın gelişini beklemediğini belirten Sullivan, Netanyahu’nun mevcut durumda anlaşmaya hazır olduğunu kaydetti. Bu, iki taraf arasında bir diyalog ve müzakere sürecinin başlaması için umut verici bir işaret olarak değerlendirilebilir.
İsrail’in 7 Aralık’tan sonra Suriye’ye düzenlediği hava saldırılarına ilişkin bilgilendirme yapan Sullivan, bu operasyonların yalnızca konvansiyonel silahların değil, aynı zamanda kitle imha silahlarının da etkisiz hale getirilmesi amacı taşıdığını söyledi. Gelinen noktada, İsrail’in sadece kendi güvenliğini değil, bölgedeki diğer ülkelerin de güvenliğini tehdit edebilecek mühimmatları hedef almayı amaçladığına dikkat çekti.
Sullivan, İsrail’in işgal altında bulunan Golan Tepeleri‘ndeki tampon bölgeye girmesiyle ilgili olarak ise, bu işgalin geçici olacağını ve Tel Aviv yönetiminin bu yönde bir niyette olduğunu belirtti. Dolayısıyla, bu durum uluslararası hukuka ve bölgedeki dengeye dair sorular ortaya çıkarabilir.
Görüşme ve açıklamalar ışığında, Jake Sullivan’ın Orta Doğu’daki dinamikler üzerinde bilgili olduğu ve bölgedeki meseleleri çözme yönünde aktif bir çabanın içinde olmayı arzuladığı anlaşılıyor. Bu süreçte, ABD’nin rolünün devam etmesi ve tarafların anlaşmaya gidebilmesi, uluslararası ilişkiler açısından kritik bir öneme sahip. Sullivan’ın açıklamaları, gelecekteki olası anlaşmalar ve ateşkes süreçlerinin şekillenmesinde belirleyici bir etki yaratabilir.